Ye#20 Isırgan Otu – Yurdumuzun yenilebilir otları

20. “ye” etkinliğinin konusu “Yurdumuzun yenilebilir otları”. Bu konuyu duyduğumda doğrusu ne yapabileceğim konusunda pek bir fikrim yoktu. Aklıma sadece aşotu ile buğlama yapmak gelmişti ki eğer pazar günü yetiştirebilseydim onu da yapacaktım. Ama yetişmediği için onu daha sonra yazacağım.

Isırgan otunu bana bir tanıdığım tavsiye etti. Ispanak gibi pişirildiğini söylemişti. Üzerine 20. etkinlikte denk gelince seyyar arabada çeşitli otlar satan amcadan koca bir demek ısırgan otu aldım. Hızımı kesmeden bir iki çeşit daha alacaktım ama evde olmayacağımız günlere denk geldiği için kendimi tuttum.

Bana bahsedilirken romatizması olanların bu bitliyi bacaklarına sürdüğü ve çok güzel bir iltihap söktürücü olduğundan bahsedilmişti. Ama ben internette de bir araştırayım, nelere iyi gelirmiş diye ve gördüm ki çok daha fazla şeye faydalıymış! Çeşitli hastalıklarla birlikte saç dökülmesi ve kepeğe de iyi geliyor. Ve kozmetik ve ilaç sanayisinde de kullanılıyor (ısırganlı şampuanları duymuşsunuzdur).

Ve böylece kendime etkinlik için ısırgan otunu seçip onla ne yapabiliyorsan deneyip etkinliğe katılmaya karar verdim.

Ben çok fazla uzatmamak için faydalarını kısa kesiyorum ama hem faydalarını hem de nerelerde ve nasıl kullanılabileceğini mutlaka www.google.com dan aratarak okumalısınız.

Ben daha çok yazılı olan tariflerden bazılarını deneyip, fotoğraflayarak yorumumla birlikte size sunmak istiyorum.

Isırgan otunun temizlenmesi:

Isırganı yıkamak için eldivene ihtiyacınız var. Isırgan zannedildiği gibi dikenli bir bitki değil ama yapraklarındaki bir sıvı ona değdiğinizde cildimizin yanmasına sebep oluyor. Bunun için toplanırken ve yıkanırken eldiven kullanılıyor. O yakıcılık su ile temas ettikten sonra geçiyor.

Ben lavabonun içine büyük bir süzek koyup ısırganları ona boşalttım, yanıma da büyük bir kaba tuzlu su hazırladım ve tek tek suyun altında yıkadığım ısırganları tuzlu suya attım. Birkaç saat tuzlu suda beklettim ve ondan sonra hepsini birden tekrar sudan geçirip süzeğe alıp suyunu süzdürdüm.

Şimdi isterseniz tariflere geçelim

Isırgan otu salatası

Isırganı yemek için ilk denediğim hali çiğ hali oldu, bunun için ısırgan otlu salata yaptım (ve bence en güzel hali buydu)

2 avuç ısırgan otu (ben uçlardaki yaprakları kullandım, ince dalların haricinde dal kullanmadım)

1 küçük domates

1 küçük taze soğan

1 küçük sivri biber

Arzu ettiğiniz bir peynir (ben tuzlu Antep peyniri kullandım)

Sızma zeytinyağı, limon ve tuz

Kullanacağım ısırganların yapraklarını elimle kopardım, bir tabağa alıp üzerine iri doğradığım domatesleri, çok küçük olmayacak şekilde doğradığım soğan ve sivri biberleri ilave edip üzerine sızma gezdirdim, limon sıktım ve tuz attım. Dilimlediğim peyniri de ekleyip servis ettim.

Not: Ben bu şekilde yaptığım salatayı öğlen çok severek yedikten sonra akşam yemeğine hazırladığım salatanın içine de yeşilliklerle birlikte biraz da ısırgan ekledim. Onda da çok güzel oldu.

Isırgan çayı

En çok tavsiye edilen şekli ise çayının içilmesi. Bir önceki tarifte çiğ olarak sevdiğim için ve bitkisel çaylarla da aram iyi olduğu için çayında da baya ümitliydim ama biraz hüsrana uğradım. Çünkü ne kokusundan ne de tadından hazzetmedim. Tavsiyem tabiî ki denemeniz yönünde, eğer şifa niyetine deyip içebilirseniz ne mutlu size.

Tariflere göre 1 tatlı kaşığı ince kıyılmış ısırgan yaprağının üzerine bir bardak kaynamış su ilave edilip 5-6 dk. demlendiriliyormuş. Ama ben 4 parmak boyunda 5 parça ısırgana (uç dallarla birlikte yaprakları) 2 su bardağı kaynamış su ilave edip 6-7 dk. demledim. Rengi açık yeşil oluyor.(Eğer kuru ısırgandan çay yapmak isterseniz daha az ısırgan kullanıp daha uzun süre demliyorsunuz). Tadından rahatsız olanlar için ısırganla birlikte nane veya papatya da kullanılabilirmiş. Ben papatya denedim bir faydası olmadı, bir dahaki sefere kuruttuğum ısırganlarla birlikte nane ve yeşil çaylısını deneyeceğim.

Isırgan suyunu saçım için de kullandım. 2 avuç ısırgana (dallarıyla birlikte) 1 lt. kaynar su döküp 10 dk. beklettim. Suyu (gerek var mı bilmiyorum ama) buzdolabında saklıyorum ve birer bardak banyodan önce saçıma döküyorum. Bakalım kepeğe ve saç dökülmesine iyi gelecek mi?

Isırganlı yumurta

Gaziantep’de ısırganın yemeği bu şekilde yapılıyormuş. İşin aslı şu ki ısırgan sıcakla buluştuğu zaman (sıcak su veya sıcak bir tencere) çıkardığı koku biraz itici ama içine yumurta da girince nasıl olmuş acaba diye merakla bu yemeği eşimle birlikte tattık. İlk başta daha az sonuna doğru daha çok sevdim, eşimse yumurta olmasa yenmeyeceği yorumunu yaptı. Ama yiyebilmekte benim için önemli çünkü ben çok çabuk yemekten vazgeçebilen biriyim. Kendimi yemek veya içmek konusunda hiç zorlayamam, direk bırakırım 🙂

1 avuç ısırgan otu

1 adet yumurta

1 küçük taze soğanın beyazı

Zeytinyağı, tuz

Arzuya göre karabiber ve pulbiber

Tavaya yağı döküp ısıtın, üzerine küçük doğradığınız soğanı ilave edip 1 dk. kadar kavurun. Üzerine doğradığınız ısırganı atıp onu da kısa bir süre çevirin (zaten çok çabuk soluyor). Üzerine yumurtayı kırıp tuzunu attıktan sonra tavanın ağzını kapatıp yumurta dilediğiniz kıvama gelene kadar pişirin. (Dilerseniz karabiber ve pulbiberle tatlandırıp yiyebilirsiniz.)

Kurutulmuş ısırgan

Bu denemelerden sonra ısırgan için yapmak istediğim şey başka otlarla birlikte yemeğini yapmaktı (ısırganlı tariflerde genelde pazı, ebegümeci gibi otlar kullanılıyor). Ama zaman olmadığı için elimde kalan ısırganı daha sonra çayını veya süt ve balla karıştırıp içmek için gölgede kuruttum.

300 gr. Isırgandan (dalları ile birlikte) 40 gr. Isırgan otu çıktı. Dallarını ayıkladıktan sonra 30 gr. Kurutulmuş ısırgan otu kaldı.

Elimdeki son ısırganı da kuruttuktan sonra bir dahaki alışımızda başka otlarla birlikte yemeğini yapmayı düşünüyordum. Fakat alışveriş yaptığımız Cuma pazarında maalesef ne ısırgan otu ne de ebegümeci bulamamış eşim. Pazarcı başka bir semtteki pazarda ısırgan bulabileceğimizi söylemiş söylemesine de gitme imkanımız olmadı. O yüzden Ege bölgesinde yapılan ısırgan otu yemeğini deneyemedim. Belki etkinlikte bu yemeği yapan birileri çıkar veya ben deneyebilirsem daha sonra sizlerle paylaşırım.

20. Etkinlikte daha neler yapılmış görmek isterseniz Asya’nın sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir